Miras, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara geçer. Bu geçiş, taşınmazın tapuda kendiliğinden paylara bölündüğü anlamına gelmez. Mirasçılar terekeye kural olarak elbirliğiyle sahip olur. Tek bir mirasçı, diğerlerinin katılımı veya bir karar olmadan taşınmazı satamaz.
İlk adım mirasçılık sıfatının belgelenmesidir. Veraset ilamı ya da mirasçılık belgesi; yasal mirasçıları ve varsa miras paylarını gösterir. Uygulamada noterler ve sulh hukuk mahkemeleri bu belgeyi düzenleyebilir. Nüfus kaydı ile tapu ve banka kayıtları arasında aykırılık varsa belge tek başına terekenin dökümü değildir.
Tereke yalnızca taşınmazdan ibaret değildir. Banka mevduatı, araç, ortaklık payı, kira alacağı ve aynı zamanda borçlar da terekeye dâhildir. Mirasçılar, tutulan defter usulüne göre kabul veya reddi süre içinde değerlendirebilir. Borca batık bir terekede süresiz hareketsiz kalmak risklidir.
Vasiyetname veya miras sözleşmesi varsa yasal paylar değişebilir. Saklı paylı mirasçılar, tasarruf nisabını aşan kazandırmalara karşı tenkis isteyebilir. Tenkis hesabı, ölüm tarihindeki değerler ve sağlararası kazandırmalar bilinmeden yapılamaz. Bu nedenle paylaşım görüşmesinden önce kayıt toplanması daha sağlıklıdır.
Anlaşmazlık büyüdüğünde ortaklığın giderilmesi veya terekenin tespiti davaları gündeme gelir. Dava, aile içi konuşmanın yerine değil, konuşmanın tıkandığı yerde bir usul güvencesidir.
Bu metin genel bir çerçevedir. Nüfus, tapu ve banka kayıtları görülmeden miras payı veya tenkis oranı söylenemez.
Bu yazı 2 Eylül 2026 itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Hukuki danışmanlık veya somut olaya uygulanacak bir görüş değildir.


